CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden Saraçhane protestolarına, CHP lideri Özgür Özel'in boykot çağrısı damga vurmuştu.
Özel, Saraçhane protestolarını canlı yayınlamayan NTV, Kanal D, CNN Türk gibi televizyon kanallarını boykot etmiş, bu boykot, başta Erdoğan olmak üzere AK Parti'lilerden büyük tepki çekmişti.
Özel'in çağrısını üniversiteliler genişletmiş, 2 Nisan'da bir günlük tüketim boykotu çağrısı yapmışlardı.
Çağrı iktidar kanadında sert eleştirilerle karşılanırken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada boykot çağrısı yapanlar hakkında soruşturma başlatılacağını açıkladı.
Başarır: Boykot haktır!
CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, sosyal medya hesabından Erdoğan'a seslendi. Başarır, "Pahalı ürün satanları dize getirecek en etkili yöntemlerden birisi boykottur. Vatandaş olarak fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz satın almama özgürlüğümüzü kullanmaktır" dediği videoyu paylaştı. Başarır, haberi ve videoyu eklediği gönderisinde şunları kaydetti:
"Ey Erdoğan! Sen değil miydin, fırsatçılara karşı vatandaşları 'satın almama özgürlüğünü' kullanmaya davet eden? İşte vatandaşlarımız da şimdi 'siyasi fırsatçılara' karşı aynı hakkını kullanıyor! Boykot haktır!"
Ey Erdoğan!
— Ali Mahir Başarır (@alimahir) April 1, 2025
Sen değil miydin, fırsatçılara karşı vatandaşları “satın almama özgürlüğünü” kullanmaya davet eden?
İşte vatandaşlarımız da şimdi "siyasi fırsatçılara" karşı aynı hakkını kullanıyor!
Boykot haktır! https://t.co/sHJnFPNW2P pic.twitter.com/gYUQarjw11
Zeybek: Duyan duymayana eklesin
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, sosyal medya hesabından 2 Nisan boykotlarına destek açıklamasında bulundu. Zeybek, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"301 öğrencimiz, evladımız hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Bayramı ailelerinden uzak geçiren bu gençlere, annelerine, babalarına, kardeşlerine yapılan zulme karşı dayanışma içinde olmalıyız. Duyan duymayana söylesin... 2 Nisan'da hiçbir şey satın almıyoruz. Unutmayalım ki; bu boykot, sadece bir protesto değil bir dayanışma, bir umut, bir gelecek mücadelesidir. Bu boykot, tüm yurttaşların, demokrasi ve özgürlük için ellerindeki gücü kullanma çağrısıdır."
Deniz Yücel: Finansörlerinize ve borazanlarınıza karşı boykot devam edecektir
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in sözlerine cevap verdi. Yücel açıklamasında şunları kaydetti:
"23 yıldır topluma kin ve nefret tohumları ekmekten çekinmemiş, binlerce yıllık tarihimizde emsaline rastlanmayan kutuplaşma organizatörünün sözcüsü, şunu iyi bilmelidir ki; 'siyasi fanatizm' ve 'sosyal bölücülük' AKP’nin yıllardır uyguladığı yöntemlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi kurucu parti olması hasebiyle Türkiye’nin birleştirici gücüdür. Anayasamızın, temel hak ve hürriyetlerin, demokrasinin teminatıdır.
AKP sözcüsünün ve trollerinin partimize ve Genel Başkanımıza salyalar akıtarak saldırmalarının nedeni; Sayın Özgür Özel'in AKP'nin finansörü olan firmalara, iktidarın borazanı olan medyaya yönelik #Boykot çağrılarının sonuç vermiş olmasıdır. #Boykot Haktır... Finansörlerinize ve borazanlarınıza karşı #Boykot devam edecektir!"
23 yıldır topluma kin ve nefret tohumları ekmekten çekinmemiş, binlerce yıllık tarihimizde emsaline rastlanmayan kutuplaşma organizatörünün sözcüsü, şunu iyi bilmelidir ki; “siyasi fanatizm” ve “sosyal bölücülük” AKP’nin yıllardır uyguladığı yöntemlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi…
— Av. Deniz Yücel (@avdenizyucel) April 1, 2025
Mansur Yavaş: Boykot bir tepki değil, bir çığlıktır
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada boykotun suç değil, ifade özgürlüğü olduğunu belirtti. Yavaş, açıklamasında şunları kaydetti:
"Bir vatandaşın, anayasal çerçevede tüketim tercihini kullanması; suç değil, ifade özgürlüğüdür. Vatandaş ne alacağına da, ne almayacağına da kendi karar verir. Sorgulanması gereken halkın tercihi değil, halkı bu tercihe mecbur bırakanlardır. Boykot bir tepki değil, bir çığlıktır. Görmek istemeyene duyurmak içindir."
Bir vatandaşın, anayasal çerçevede tüketim tercihini kullanması; suç değil, ifade özgürlüğüdür.
— Mansur Yavaş (@mansuryavas06) April 1, 2025
Vatandaş ne alacağına da, ne almayacağına da kendi karar verir.
Sorgulanması gereken halkın tercihi değil, halkı bu tercihe mecbur bırakanlardır.
Boykot bir tepki değil, bir… https://t.co/Y1mFmmd76n
Murat Bakan: Boykot bir suç değildir, ifadedir
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in 2 Nisan boykotlarına ilişkin sosyal medya açıklamasına tepki gösterdi. CHP'li Bakan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada boykot paylaşımlarına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlatmasına ilişkin ise hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu belirtti. Bakan, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
* Boykot bir suç değildir, ifadedir. İktidarın yargıyı araçsallaştırarak halkın ekonomik tepkisini bastırmaya çalışması hukuk dışıdır. Boykot, evrensel bir demokratik haktır. Bir malı almamak, bir hizmeti kullanmamak, parasını nereye harcayacağına kendi vicdanına ve değerlerine göre karar vermek, her yurttaşın temel hakkıdır. Bu hak, hem iç hukukta hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi düşünce ve ifade özgürlüğünü korur. BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ifade özgürlüğünü ve barışçıl protesto hakkını güvence altına alır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 25. ve 26. maddeleri, düşünceyi açıklama ve yayma hakkını düzenler. Bu bağlamda boykot çağrısı, bir yurttaşın kendi ekonomik tercihleri yoluyla toplumsal ya da siyasi bir duruş sergilemesidir. Dünyadan örnekler: ABD’de Colin Kaepernick ve birçok sporcu, ırkçılığa karşı bazı markaların ürünlerini kullanmayarak kitlesel boykotlara öncülük etti. Fransa’da Danone, çevresel etki ve işçi hakları ihlalleri sebebiyle tüketiciler tarafından uzun süreli boykot edildi. İngiltere’de Marks & Spencer gibi büyük firmalar, Filistin politikaları nedeniyle tüketicilerin hedefi oldu. Tüm bu örneklerde devletler, bu protestoları cezalandırmak bir yana, ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdi.
'Devlet, vatandaşına parasını nasıl harcayacağını dikte edemez'
* 2 Nisan’da gerçekleşecek olan bir günlük boykot eylemi, sadece bir ekonomik tepki değil, aynı zamanda yurttaşların demokratik tepkisini barışçıl yoldan ortaya koyduğu anayasal bir tutumdur. Bu eylemler, seçim ekonomisine hazırlanan ve kasayı doldurma arayışında olan iktidarın planlarını sekteye uğrattığı için hedef alınmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, sosyal medya üzerinden yapılan boykot çağrılarına karşı 'nefret', 'ayrımcılık' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' gibi suçlamalarla re’sen başlattığı soruşturma, hukuk devleti ilkesine ve temel insan haklarına açıkça aykırıdır. Bu soruşturma, toplumsal barışı korumaktan çok, iktidara yakın sermaye çevrelerini koruma refleksiyle, halkın anayasal haklarını bastırmaya yönelik bir girişimdir. Ancak unutulmamalıdır ki devlet, vatandaşına parasını nasıl harcayacağını dikte edemez. Bu ancak otoriter rejimlerde mümkündür.
'Boykot hakkını daha önce Erdoğan'da kullanmıştır'
* Türkiye’de boykot çağrısı yapmak suç değil, haktır. Bu hakkı daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’da kullanmıştır ve kimse Erdoğan’a toplumsal ve ekonomik hayatı hedef alıyorsun dememiştir. Erdoğan’ın boykot çağrısı 'siyasi fanatizm' ve 'sosyal bölücülük' olarak da kayda geçmemiştir. İktidarın bu kadar saldırgan bir şekilde vatandaşın satın alma özgürlüğünü engellemeye çalışması ve boykot hakkını yargı yoluyla bastırmak istemesi, tüketim gücünün muhalefette olduğunun ve atılan adımın etkili olduğunu göstermektedir. Boykot hukuk devletinde suç değildir. Boykottan suç ve suçlu çıkarmak, korku rejiminin ta kendisidir.
Boykot bir suç değildir, ifadedir.
— Murat BAKAN (@CHPMuratBakan) April 1, 2025
İktidarın yargıyı araçsallaştırarak halkın ekonomik tepkisini bastırmaya çalışması hukuk dışıdır.
Boykot, evrensel bir demokratik haktır.
Bir malı almamak, bir hizmeti kullanmamak, parasını nereye harcayacağına kendi vicdanına ve değerlerine… https://t.co/OEhtRlbsjQ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabından 2 nisan boykotuna ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'li Bulut, şunları kaydetti:
'Sen de tüm harcamalara dur de'
* Demokrasilerde devletin asıl sahibi millettir! Tüketimden gelen gücümüzü kullanıyor, 2 Nisan’da satın alım yapmıyoruz. Sen de tüm harcamalara dur de!
'TRT’yi iktidarımızda halkla yeniden buluşturacağız'
* TRT’de yayınlanan Teşkilat dizisinin oyuncusu Aybüke Pusat, halkın 'boykot' çağrısına destek verdiği için sosyal medya trolleri tarafından diziden çıkarılması isteniyor. Öyle bir baskı ve korku iklimi yaratıldı ki hiç kimse iktidarı eleştirmesin isteniyor. Genç bir sanatçı bu linç ortamında paylaşımını silmek zorunda kalıyor. TRT kimsenin babasının çiftliği değil, 86 milyonun vergisiyle yayın yapan bir kamu kuruluşu. Her düşünceyi kucaklayan, muhalif fikirlere açık bir TRT’yi iktidarımızda halkla yeniden buluşturacağız.
'Boykot suç değil, demokratik bir haktır'
* İşlerine gelince halkı boykota çağıranlar, halk 'boykot' dediğinde yargı sopasını gösterip 'suç' diyorlar. Boykot suç değil, demokratik bir haktır. Ne yaparsanız yapın, bu halk size boyun eğmeyecek, demokratik her hakkını da sonuna kadar kullanacak!
'Boykot demeyelim de 'satın almama özgürlüğümüzü kullanıyoruz' diyelim'
Bulut, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın boykot çağrısı yaptığı bir videoyu da iliştirerek, "Değerli dostlar, 'Boykot' demeyelim de 'satın almama özgürlüğümüzü kullanıyoruz' diyelim. O zaman 'suç' olmuyor" paylaşımı yaptı.
'İçi boş tehditlerle vatandaşa korku salmaya çalışıyorlar'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın "Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilir" ifadesine de tepki gösteren Burhanettin Bulut, "Ticaret Bakanı da konuştu! 'Boykot çağrısı yapanlara karşı, ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilirmiş!' Devleti yönetemedikleri için içi boş tehditlerle vatandaşa korku salmaya çalışıyorlar. Acz içindeler!" dedi.
Ticaret Bakanı da konuştu!
— Burhanettin Bulut (@eczburhan) April 1, 2025
“Boykot çağrısı yapanlara karşı, ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilirmiş!”
Devleti yönetemedikleri için içi boş tehditlerle vatandaşa korku salmaya çalışıyorlar. Acz içindeler!
Murat Emir: Ciğerinizin kaç okka olduğunu görelim
CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir İstanbul cumhuriyet Başsavcılığı tarafından boykot çağrısına yönelik başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi. Emri sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile şuları kaydetti:
"35 yıllık diplomayı iptal edenler, geriye dönük soruşturmalara bayılanlar... Boykot çağrısı suçsa 2008 yılında Erdoğan'ın boykot çağrısına ilişkin de resen soruşturma başlatın da ciğerinizin kaç okka olduğunu görelim! #2nisantüketimboykotu #Boykot"
35 yıllık diplomayı iptal edenler, geriye dönük soruşturmalara bayılanlar...
— Murat Emir (@muratemirchp) April 1, 2025
Boykot çağrısı suçsa 2008 yılında Erdoğan'ın boykot çağrısına ilişkin de resen soruşturma başlatın da ciğerinizin kaç okka olduğunu görelim!#2nisantüketimboykotu #Boykot https://t.co/Qak4u00jNM pic.twitter.com/7jHlQe6wpw
Emir ayrıca şunları yazdı:
* İktidarın halkın sorunlarını anlayacak ve çözecek kapasitesi bitmiştir. Elinde çekiç olanın her şeyi çivi olarak algılaması gibi, her başı sıkıştığında savcıları harekete geçirmektedir. Toplumsal ve siyasal olayları anlamak istemeyen iktidar, talimatlandırdığı savcılar eliyle bu kez de boykot çağrısını bastırmayı denemektedir.
* Bu defa savcıların iktidarın emrini yerine getireceğiz derken gülünç duruma düşme tehlikesi var, demedi demeyin. Çünkü bir çağrının suç olması için sonuçta hedeflenen eylemlerin suç olması gerekir. Kısaca bakalım boykot çağrısından halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu çıkaran “yüce Türk yargısı” iddianameyi nasıl yazacak?
* Savcı suçun manevi unsuru için suçlunun Espresso Lab firmasına ait bir kafenin veya Günaydın’a ait bir restoranın önünden geçerken canının çektiğini, aç olduğunu, cebinde ödeyecek parası olduğunu ama kasten tüketim yapmadığını ispat etmek zorunda kalacak. Suçun maddi unsuru için alışveriş yapmamayı haksız fiil saymak gerekecek. Nüfusunun yarısından fazlası açlık sınırının altında yaşayan bir ülkede niye almadın diyecek bir savcı bulmak da kolay olmayacak. Sözün kısası savcılarımız işgüzarlık yapacağız derken gülünç duruma düşmesinler.
İktidarın halkın sorunlarını anlayacak ve çözecek kapasitesi bitmiştir.
— Murat Emir (@muratemirchp) April 1, 2025
Elinde çekiç olanın her şeyi çivi olarak algılaması gibi, her başı sıkıştığında savcıları harekete geçirmektedir. Toplumsal ve siyasal olayları anlamak istemeyen iktidar, talimatlandırdığı savcılar eliyle bu…