Gezi Davası’ndan, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Mine Özerden'le birlikte 805 gündür cezaevinde olan Tayfun Kahraman'a 2005 yılında santral sinir sistemini yani asıl olarak beyin ve omuriliği etkileyen MS teşhisi konulduğu öğrenildi. 

T24'ten Murat Sabuncu'nun paylaştığı bilgiye göre yakın takip isteyen zor bir hastalıkla mücadele eden Kahraman, 19 yıldır İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’nda görevli doktorların takibinde.

Kahraman, her üç ayda bir elleri kelepçeli jandarma eşliğinde hastaneye kontrole götürülüyor.

Sabuncu, Kahraman'ın kendisine MS tanısı konulduktan sonra sağ el ve sağ bacakta güçsüzlüğe yol açan ataklar geçirdiğini belirtti.

Sabiha Gökçen Havalimanı, kesintiden etkilenmedi Sabiha Gökçen Havalimanı, kesintiden etkilenmedi

MS tedavisinde en az ilaç kadar kritik öneme sahip olan düzenli egzersize de dikkat çeken Sabuncu'nun yazısının ilgili kısmı şöyle:

  • Tip 1 denilen ‘Remitting Relapsing Mulitpl Skleroz’, yani her atağın vücudun başka bir yerine vurduğu, beyinde ve omurgada her atakta başka bir yerinde lezyon oluşturan ama ilaç tedavisine yanıt veren bir tip. MS’in dört farklı tipi var. Bunlar ataklı yineleyici (RRMS), ataklı ilerleyici (RPMS), birincil ilerleyici (PPMS) ve ikincil ilerleyici (SPMS) olarak tanımlı. Umarım asla olmaz ama tıbben tipler arasında olumsuz anlamda geçiş ne yazık ki mümkün.
  • Önemli başka bir nokta da düzenli egzersiz yapılması gerekliliği. Şu an haftada bir gün spor saatinde buna imkân buluyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi olduğu bölümün yazdığı bir rapor var. Şöyle deniyor: "Hastanın mevcut MS hastalığında egzersiz ve hareket en az kullanılan tedaviler kadar önemli olup, Tayfun Kahraman’ın düzenli her gün spor saatlerinin ayarlanması ve egzersiz yapmasının sağlanması rica olunur."
  • Peki bu doktor raporunun gereği yerine getirildi mi? Yanıt hayır. Hapishane yetkilileri kimi ‘organizasyonel yetersizlikten’ bahsediyor ama bir hayat söz konusu.

Kahraman Rapor

  • Tayfun Kahraman ve ailesi bu durumu çok fazla duyurmuyor. Ancak bir yandan da zor, ihmâl edilmemesi gereken bir sağlık sorunu ile baş edilmeye çalışılıyor. Gezi’de uygulanmayan mahkeme kararlarının uygulanması, Anayasa Mahkemesi önünde bekleyen dosyanın hızlı bir şekilde gündeme alınması gerekiyor.
Editör: Haber Merkezi