İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “suç örgütü yöneticiliği” kapsamında başlattığı “yolsuzluk” ve “terör” suçlamaları nedeniyle 19 Mart Çarşamba günü gözaltına alınan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek için başlayan eylemler tüm ülkeye yayıldı.
İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının dördüncü gününde de onbinlerce yurttaş Saraçhane Meydanı'nda bir araya geldi.
Gözaltı gününden bu yana, yasaklara rağmen başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye'nin farklı noktasında eylem duyuruları yapıldı. CHP'nin İstanbul'daki buluşma noktası ise Saraçhane oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve onbinlerce kişi bugün yine Saraçhane'de bir araya geldi.
İlk önce konuşan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce "Biz bugün buraya boyun eğmeyenlere, dik duranlara selam vermeye geldi. Horlanan, şiddet gören, sokakta öldürülen kadınlar için geldik!" dedi. İnce, "Kılıçdaroğlu ve ben kaybetmiş Cumhurbaşkanı adayız. Yapmamız gereken CHP'nin yeni Cumhurbaşkanı adayının koluna girip kaldırmaktır" ifadelerini kullandı.
📌 Muharrem İnce: Gençler, size sesleniyorum. Direnin, yürüyün, slogan atın, şarkı söyleyin, protesto edin ama kaldırım taşlarını sökmeyin. Şiddet uygulamayın, maskeye gerek yok. Sizin yüzünüz kara değil ki, yüzü kara olanlar maske taksınhttps://t.co/jFsDGRBXVq pic.twitter.com/1aGP5rbZbE
— PolitikYol (@politikyol) March 22, 2025
İnce, "Ben bugün Cumhuriyetin bir öğretmeni olarak buradayım. Gençler meydanlar sizin, şarkılar söyleyin, protesto edin. Ama kaldırım taşını sökmeyin. Maskeye gerek yok. Sizin yüzünüz kara değil ki, yüzü kara olanlar maske taksın!" dedi.
İnce şöyle konuştu:
* Telefonlarınızı çıkarın. Hepinizi canlı yayına davet ediyorum telefonlardan. Önce telefonlardan. 7 yıl önce bu belediyeyi bir Karadeniz uşağı aldı. Beğenmedi Tayyip Bey. "Olmaz." dedi. "Bir daha yarışacağız." dedi. Onu 3.000 farkla almıştı. İptal ettirdi. 1.000.000 farkla aldı bu sefer. Bu Karadeniz uşağı aradan 5 sene geçti, bir daha aldı belediyeyi. Baktı ki sandıkta yenemiyor, mahkemede yenmeye kalktı.
* Şimdi ben size, ben size Nazım Hikmet'in, büyük ustanın Kuvayı Milliye Destanı'nda Karadeniz uşaklarını nasıl tanımladığını anlatayım. Şöyle diyor büyük usta: "Dümende ve baş hattında uzun eğri burunlu insanlar vardı ki onlar konuşmayı şevkatle seven insanlardı ki sırtı lacivert hamsilerin ve Mısır ekmeğinin zaferi için hiçbir şeyden hiçbir şey beklemeksizin bir şarkı söyler gibi ölebilirlerdi" diyor. Ben bugün buraya, ben bugün buraya adliye koridorlarında, "Cumhuriyet savcısı yazar ya" aslında bir meslek grubuna daha çok yakışır bu.
'Yüzü kara olanlar maske taksın'
* Cumhuriyetin savcısı doğrudur ama cumhuriyetin öğretmeni, ben cumhuriyetin öğretmeni olarak buradayım. Atatürk diyor ki Kurtuluş Savaşı'ndan sonra: "Asıl savaş şimdi başlıyor. Cehaletle savaş." diyor. Cehaletle savaş. Onun için buradayım. Bu ülkenin üç büyük sorunu vardır. Birisi cehalet, öbürü ihanet, öbürü adalettir. Bu üçüdür. Şimdi gençler, evlatlarım, öğrencilerim, size sesleniyorum. Demokratik hakkınızı sonuna kadar kullanın. Direnin, yürüyün, slogan atın, şarkı söyleyin, protesto edin ama kaldırım taşlarını sökmeyin. Şiddet uygulamayın. Maskeye gerek yok. Sizin yüzünüz kara değil ki. Yüzü kara olanlar maske taksın.
* Sizin yüzünüz ak. Sizin yüzünüz ak. Onların adı ak. Adının ak olması önemli değil, alnının ak olması önemli, alnının. Sizi mizah yapmaya davet ediyorum. Bunlarla makara yapmaya davet ediyorum. Polisler, sevgili kardeşlerim, jandarmalar, size sesleniyorum. Yahu arkadaşlar, bakın orada sopayla vuruşan birisi... Emin olun ki onu oraya Tayyip göndermiştir. Emin olun. Bakın, eğer birisi orada provoke ediyorsa bilin ki o MİT'in işidir, derin devletin işidir, AKP'nin işidir.
'Biz hepimiz Ekrem İmamoğlu'yuz'
* Sevgili kardeşlerim, öğrencilerim, evlatlarım, bakın polislere, jandarmaya sesleniyorum. Ya arkadaşlar, polis kardeşlerim, sizin evladınız yok mu? Sizin çocuklarınız başka şehirlerde okumuyor mu? Utanmıyor musunuz onlara öyle gaz sıkmaya? Polis kardeşlerim, siz Erdoğan'ın polisi değilsiniz. Devletin polisisisiniz, devletin. Biz sizin yanınızdayız ama kusura bakmayın Van'dan giriyor Afgan, Çanakkale'ye kadar geliyor. Sınırlarımız kevgire dönmüş. Türkiye'nin sınırları kevgire dönmüş, yol geçen hanına dönmüş. Bunları kimse konuşmuyor ama gariban çocuklara gelip burada onları copluyorsunuz.
* Çok gaz meraklısıysanız, çok cop meraklısıysanız yasa dışı kaçakları yakalayın, teröristleri yakalayın. Biz bugün burada, biz bugün burada gençlerimizle sohbet etmeye geldik. Gönlünde kardeşlik duygusunu paylaşanlara, tohumu çiçeğe dönüştürenlere, çocuğuna harçlık veremeyen babalara, İstanbul'da yaşayıp da denizi görmeyen çocuklara selam vermeye geldik hep birlikte.
* Nasırlı elleriyle üretim yapanlara, gece yatağına aç giren çocuklara merhaba demeye, onların derdine derman olmaya geldik. Biz bugün buraya boyun eğmeyenlere, dik duranlara, itaat değil itiraz edenlere selam vermeye geldik. Şehitlerin bayrağını devralanlara geldik. Alın teri döküp, alın teri döküp çocuğuna mama alan babaları selamlamaya geldik. Biz bugün buraya haram yemeyenlerle dertleşmeye geldik. Biz bugün buraya horlanan, şiddet gören, sokakta öldürülen kadınlarımızı selamlamaya geldik. Biz, bu meydanda toplananlar, biz susmayanlarız. Biz direnenleriz. Biz eğilmeyen başız. Biz susmayan diliz. Biz, hepimiz, biz bükülmeyen bileğiz. Biz hepimiz Ekrem İmamoğlu'yuz.
* Biz gücümüzü Anadolu'nun, bu toprakların en büyük devrimcisi Gazi Mustafa Kemal'in bir çift mavi gözünden alıyoruz. Biz isyanı biliriz. Biz isyanı Şeyh Bedreddin'den öğrendik. Biz kula kulluk yapmamayı Pir Sultan'dan öğrendik. Bir olmayı, iri olmayı Hacı Bektaş-ı Veli'den öğrendik. Biz aşkı Yunus Emre'den, sevdalanmayı Nazım Hikmet'ten öğrendik. Vatan demeyi Namık Kemal'den, korkma demeyi Mehmet Akif'ten öğrendik.
* Biz, biz sizleri buraya selamlarken yedi tepeli şehrimin yedi renkli insanlarına, Ayasofyası'na, Süleymaniyesi'ne, Taksim'deki işçilerine, Gezi'deki direnen işçilerine selam göndermeye geldik hep birlikte. Biz buradan İstanbul'u bizim yapan Fatih Sultan Mehmet'e de, "Geldikleri gibi giderler." diyen Gazi Mustafa Kemal'e de şükranlarımızı sunmaya geldik. Biz burada Yahya Kemal'in Aziz İstanbul'una, Münir Nurettin Selçuk'un Aşiyan'ına, Orhan Veli'nin sevdalarının şehrime, Nazım Hikmet'in Gülhane'deki ceviz ağaçlarına selam söylemeye geldik.
Özgür Özel: 1 milyon kişi gönül gönüleyiz
İncenin ardından söz alan Özgür Özel, Saraçhane'de, "Tarihi yarım adada 1 milyon kişi gönül gönüleyiz. Siz siz sokakları geri kazandınız, meydanları kazandınız -Protesto hakkının yasaklanamayacağını kazandınız, hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum!" dedi.
Özel, "Polise kanun dışı emirler vermemesi noktasındaki duyarlılığımıza hassasiyet göstereceğini beklediğim İstanbul Valisi’ne sesleniyorum. Bu akşam burada, İstanbul’da bir tarih yazılacak. Bunun karşısında durmayın" diye konuştu.
CHP lideri ayrıca, "Biz bu akşam Saraçhane’ye sahip çıkmaya, Ekrem Başkan’a sahip çıkmaya, gerekirse Çağlayan’a yürümeye varız ama provokasyona, kavgaya yokuz. Önümüzde engel olursa, engelleri yıkarız. Ekrem Başkan’a da, İstanbul’un özgürlüklerine de biz sahip çıkacağız" sözlerini sarf etti.
Özel, şu bilgileri verdi: "Buraya gelen tüm viyadükler, tüm yollar kapatıldığı halde ilk gün 110 bin kişiyle, ikinci gece 210-220 bin kişiyle, dün akşam, dün akşam 220 bin dedik. Drone görüntülerini görünce neye uğradığımızı biz de şaşırdık. Gözün gördüğü yerde 550 bin kişi vardı ve buralara yaklaşamıyorlardı. 550 bin kişiyle göz göze tarihi yarımadada bağlantı yollarıyla birlikte 1 milyon kişi gönül gönüleyiz, 1 milyon kişi."
📌 Özgür Özel, İstanbul Valisi'ne seslendi
— PolitikYol (@politikyol) March 22, 2025
"Polise kanun dışı emirler vermemesi noktasındaki duyarlılığımıza hassasiyet göstereceğini beklediğim İstanbul Valisi'ne sesleniyorum. Bu akşam burada, İstanbul'da bir tarih yazılacak. Bunun karşısında durmayın"https://t.co/jFsDGRBXVq pic.twitter.com/XSKLxCdqEY
Özel şunları kaydetti:
* 81 ilin, 973 ilçenin her birisinde bu hukuksuzluklara, bu haksızlıklara karşı omuz omuza, kol kola, yan yana, engel tanımadan, hiçbir yasaya karşı sessiz kalmadan, korkmadan, yılmadan, her şeyi göze alıp demokrasiye, sandığa ve seçtiklerine, seçebilme hakkına sahip çıkan tüm yurttaşlarımızı yürekten selamlıyorum, yürekten selamlıyorum.
* Dün nasıl konuştuysak, ne dediysek, nasıl sonuç aldıysak hep beraber bu gece fazlasını başaracağız, fazlasını. Değerli, değerli İstanbullular, siz bir şeyi geri aldınız. Siz evlerinizden çıkıp buraya gelmek istediğinizde dört gün önce Erdoğan'ın talimatı, valilik kararıyla emniyet, üç kişinin bir araya gelip toplanmasını, gösteri yapmasını, miting yapmasını yarına kadar yasaklamıştı. O kararın, o kararın ardından buraya gelen bütün yollar, Haliç'in üstündeki köprüleri kaldırdılar.
* Buraya gelen tüm viyadükler, tüm yollar kapatıldığı halde ilk gün 110 bin kişiyle, ikinci gece 210-220 bin kişiyle, dün akşam, dün akşam 220 bin dedik. Drone görüntülerini görünce neye uğradığımızı biz de şaşırdık. Gözün gördüğü yerde 550 bin kişi vardı ve buralara yaklaşamıyorlardı. Ve siz göremiyorsunuz, bilmiyorum. Orada bir ekran var, canlı yayın aktarılırsa göreceksiniz ki bir uçtan Bozdoğan Kemeri'nin önünden ta gözün görebildiği yere kadar hep birlikteyiz. 550 bin kişiyle göz göze tarihi yarımadada bağlantı yollarıyla birlikte 1 milyon kişi gönül gönüleyiz, 1 milyon kişi.
📌 Özgür Özel: Biz bu akşam Saraçhane'ye sahip çıkmaya, Ekrem Başkan'a sahip çıkmaya, gerekirse Çağlayan’a yürümeye varız ama provokasyona, kavgaya yokuz. Önümüzde engel olursa, engelleri yıkarız. Ekrem Başkan'a da İstanbul’un özgürlüklerine de biz sahip çıkacağız… pic.twitter.com/3ciagNFmet
— PolitikYol (@politikyol) March 22, 2025
'Siz sokakları, meydanları kazandınız'
* Siz neyi başardınız biliyor musunuz? Siz, siz sokakları geri kazandınız, meydanları kazandınız. Tepki ve protesto hakkının yasaklanamayacağını kazandınız. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum. Genciyle yaşlısıyla buradasınız. Kadınıyla erkeğiyle buradasınız. Tüm tercihlere saygılı, doğayı seven, insanı seven, hayvanı seven ve bunların ortak düşmanını bilen, ona karşı burada kol kola giren herkesi saygıyla selamlıyorum. Burada, burada birbirinden renkli, birbirinden güzel, solun, sağın her rengi var.
* Zaten şunu hep beraber bilelim ki yıllar, bin yıllar, çok önceki zamanlarda daha, daha doğa olayı gerçekleştiğinde ortak dili olmayan kabileler bile bir şeyin karşısında hayranlıkla, korkudan değil yere kapanarak selamlarlardı. O doğa olayı gökkuşağıdır. Renklerin yan yana, birbirinin içine ve işine karışmadan ortaya koydukları o güzelim gökkuşağını ben bu akşam burada görüyorum, Saraçhane'de görüyorum, İstanbul'da görüyorum. Türkiye'nin gelecek umudunu bu gökkuşağında görüyorum.
'Erdoğan kanunsuz bir emir verdi'
* Buradan özellikle, dün akşam söyledim. Kanunsuz bir emir verdi Erdoğan. Ne yapsın vali, ne yapsın emniyet müdürü? Bir tarafta emri veren, kanunsuz emri veren bir kişi, tek kişi, tek adam. Karşısında, ondan korkmayan milyonlar var. Kim durdurabilir sizleri? Ancak dün akşam, gaz atılırken bizim buradan seslenişimize yanıt veren il başkanımın telefonlarıyla Bozdağ Kemeri'ndeki gençlere yapılanlara karşı orayı durdurup onları buraya çağırmamıza imkân tanıyan ve bundan sonra da bu gece, yarın ve devamında karşımızdaki polise, kanun dışı emirler vermemesi noktasındaki duyarlılığımıza hassasiyet göstereceğini beklediğim İstanbul Valisi'ne sesleniyorum.
'Lütfen haklı ve barışçıl pozisyonumuzu savunalım'
* Bu akşam burada, İstanbul'da bir tarih yazılacak. Bunun karşısında durmayın, duramazsınız. Erdoğan'ın bütün tehditlerine rağmen, nerede ne oluyor söyleyin. Yok abim gaz falan yok, ben görüyorum. Gaz yok, görüyorum, olduğu zaman söylüyorum. Şimdi, nerede, nereden atılıyor? Bozdağ kemeri, orada değil mi o? Değerli arkadaşlar, Bozdağ Kemeri'nin tarafına doğru havai fişek atılması gibi bir durum olursa, bunu ne sahiplenebiliriz ne savunabiliriz.
* Lütfen oradaki arkadaşlar bu tarafa gelsinler. Bu gece ne yapacaksak hep beraber yapacağız. Gençler için, İstanbul için, Ekrem İmamoğlu için, gözaltına alınmış 393 arkadaşımız için hep birlikte olmalıyız. Ancak haklıyken haksız çıkamayız.
* Karşınızdaki polise, oradaki grup için söylüyorum, havai fişek atarsanız ben bunu savunamam. O havai fişeğin nasıl bu tarafta fişek atıldığında evlatlarımız Gezi'de kör olduysa, bir babanın evladı ya da minicik bir çocuğun babası bir polis kör olursa, sakat kalırsa biz bunun hesabını o evlada, o babaya veremeyiz. Lütfen barışçıl ve haklı pozisyonumuzu savunalım. İşte bu meydanın gücü haklılığında kardeşim. Haklıyız biz, biz kazanacağız.
* Gidin uyarın, alın gelin. Bakın, olmaz böyle şey. Bu meydanda hepimiz aynı şeyi istiyoruz. Bu meydanda hepimiz aynı şeyi istiyoruz ve hep birlikte haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hep beraber. Bu gece sevgili Dilek İmamoğlu'yla, değerli oğlu Selim'le birlikte birazdan el ele kol kola girip Ekrem Başkan'ın sorgulandığı, sorulan her soruya yargılayan cevaplarla haklılığını ortaya koyduğu, bir kumpası çökerttiği ve tertemiz, çalışkan ve cesur bir yönetici olarak görevini nasıl yaptığını tutanaklara, evraklara nakşettiği bu akşam da onun yanına gideceğiz. Bugün ondan size büyük bir selam getirdim.
'İmamoğlu sizi bekliyor'
* Sizi İmamoğlu selamlıyor, Ekrem İmamoğlu! Sayın Sayın Gökhan Günaydın'a, Sayın Gökhan Günaydın'a Boğaziçi Üniversitesi'ne üç milletvekilimizi yönlendirmesini, Sayın Vali'ye Boğaziçi Üniversitesi'ndeki müdahalelerin derhal durdurulmasını ve Boğaziçi Üniversitesi'ndeki öğrenciler ne yapmak istiyorlarsa, bu meydanı istiyorlar mı? Boğaziçi ne istiyorsa onun diplomasisini hızla gerçekleştirelim. Oradaki saldırıyı durduralım. Buradan Boğaziçi'ni selamlıyorum, saygıyla selamlıyorum Boğaziçi'nin büyük direnişini. Bugün Erdoğan tuttu şöyle bir açıklama yaptı, dün akşam saatlerinde bugün haberdar olduk. Diyor ki: "Sokak çağrıları kabul edilemez. Türkiye sokakta kurulmuş bir ülke değildir.
📌 Özgür Özel: Yarından itibaren bir kırılma yaşanacak. Yarından itibaren bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacakhttps://t.co/jFsDGRBXVq pic.twitter.com/v6g9iDRZh2
— PolitikYol (@politikyol) March 22, 2025
Özel'den sonra konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da, "Siz eğer yolsuzluk soruşturmasını yapacaksanız orada da eşit olacaksınız. Kendi bakanlığına dezenfektan satan insanları yargılayacaksınız. Siz Yunus Emre Vakfı’nda milyar dolarlık yolsuzluğa adı bulaşan insanı büyükelçi yapmayacaksınız. Herkese eşit davranmazsanız bu yaptığınız soruşturmaların hepsi çöp olur" diye konuştu.
Yavaş ardından, "Bugün burada ülke muhalefetinin bütün renkleri var. Bütün muhalefetin yanyana gelmesi bir tercih değil zorunluluktur. Bütün muhalefet biraraya gelip bu karanlık perdeyi ortadan kaldırmalıdır" ifadelerine yer verdi.
📌 Mansur Yavaş: Siz eğer yolsuzluk soruşturmasını yapacaksanız orada da eşit olacaksınız. Kendi bakanlığına dezenfektan satan insanları yargılayacaksınız. Siz Yunus Emre Vakfı’nda milyar dolarlık yolsuzluğa adı bulaşan insanı büyükelçi yapmayacaksınız. Herkese eşit… pic.twitter.com/06lQsaD5p5
— PolitikYol (@politikyol) March 22, 2025
Ne olmuştu?
Aralarında Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da olduğu çok sayıda kişiye 19 Mart Çarşamba sabahı “şafak operasyonu” düzenlendi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olması beklenen İmamoğlu ile belediye başkanları dahil çok sayıda 100’ün üzerinde kişinin evlerine sabah erken saatlerde operasyon düzenleyerek gözaltına alındı.
Evinde arama yapılan İmamoğlu, gözaltına alındıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.
İmamoğlu'na "yolsuzluk" ve "kent uzlaşısı" üzerinden "terör" suçlamaları yöneltildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasında İmamoğlu için "suç örgütü lideri" tanımının kullanılması dikkat çekti.
İmamoğlu başta olmak üzere dünkü gözaltılar ülke gündeminde en çok konuşulan konu başlığı oldu. Öyle ki dış basında da çokça konuşuldu ve ekonomide tsunami etkisi yarattı.
19 Mart'tan beri ülkenin pekçok ilinde binlerce yurttaş, gözaltılara karşı ses çıkarmak için sokağa döküldü. Eylemlilik, 4. günün de hız kesmeden devam ediyor.