Loading...
2018 genel seçimlerinin üzerinden dört yıl geçmişken hala HDP doğu bölgelerde neden oy kaybettiğini analiz etmiş ya da analiz etmeye yeltenmiş değil.2018 genel seçimlerinde ise HDP 2015 Haziran’da olduğu gibi bazı sosyalist partilerle ittifak yaparak seçime katıldı ve %11,7 ile barajı geçerek meclise girdi. Ancak HDP 2018 genel seçiminde Kürt yurttaşların yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybederken batı bölgelerde oy kazandı. HDP’nin batıda oy kazanması toplumun geniş kesimi ve siyaset bilimciler tarafından Millet İttifakı seçmeninin HDP’ye barajı geçmesi için kerhen oy verdiği yönünde yorumlandı. Kaldı ki durum bundan farklı değildi. 2018 genel seçimlerinin üzerinden dört yıl geçmişken hala HDP doğu bölgelerde neden oy kaybettiğini analiz etmiş ya da analiz etmeye yeltenmiş değil. 2019 yerel seçimleri ise HDP’nin biraz daha güç kaybettiği seçim oldu. Yaklaşık 40 belediyeyi çoğunluğu AK Parti’ye olmak üzere diğer partilere kaptıran HDP’nin kazandığı bölgelerde de oy oranında ciddi azalmalar var. HDP, 2018 genel seçimlerinde %77,6 oy aldığı Van/Saray’da, %61,9 oyu bulunan Van/Çatak’ta, %64 oy aldığı Hakkari/Çukurca’da ve %60 oy aldığı Mardin/Dargeçit’te belediyeleri AK Parti’ye kaptırdı. 2019 yerel seçimlerine partiler bazında bakıldığında HDP’nin net bir şekilde kayıplara uğradığı görülecektir. Ancak yazının en başında da belirttiğim üzere 2019 yerel seçimlerine bizler ittifaklar dünyasında gittik. Her ne kadar resmi olmasa da… HDP 2019 YEREL SEÇİMLERİNDEN EN AZ CHP KADAR KAZANÇLI ÇIKTI. NEDEN Mİ? 2015 Haziran ve 2018 genel seçimleri Kürt hareketinin Kürt olmayan vatandaşlarla en yakın teması kurduğu, en çok oy aldığı seçimler olarak öne çıkmaktadır. Ama oy aldığı iki seçim arasında ‘’seçmenin rızası ve gönüllülüğü’’ ciddi bir makas bulunuyor. 2015 Haziran seçimlerinde Kürt siyasi hareketine ilk defa oy veren seçmenin motivasyonu hem HDP’nin söylem ve politikalarına destek hem de barajı geçmesi umuduyla verilmişti ancak 2018 genel seçimlerinde bu seçmen sadece barajı geçmesi için HDP yönünde oy kullandı. 2015 Haziran-2018 genel seçimleri arasında Kürt seçmenlerin yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybetmesi HDP’nin Türkiyelileşme iddiasından uzaklaştığını-uzaklaştırıldığını göstermektedir.
2015 Haziran-2018 genel seçimleri arasında Kürt seçmenlerin yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybetmesi HDP’nin Türkiyelileşme iddiasından uzaklaştığını-uzaklaştırıldığını göstermektedir.HDP, 2019 yerel seçimlerinde boykot kararı alsaydı ya da İstanbul ve Ankara başta olmak üzere belirleyici olduğu yerlerde aday çıkarsaydı çok yüksek ihtimalle CHP’nin kazandığı birçok belediye şu anda Cumhur ittifakı partileri tarafından yönetiliyor olacaktı. Kürt olmayan ve geçmişte Kürt siyasi hareketiyle yolu hiç kesişmemiş muhalif seçmenlerin hem 2015 Haziran hem de 2018 genel seçimlerinde HDP’nin barajı geçebilmesi ve AK Parti’nin geriletilmesi için HDP’ye oy vermişti. Bu oy verme davranışı özellikle CHP tabanını, HDP genel merkezine karşı 2019 yerel seçimlerinde ‘’Şimdi destek sırası sizde’’ tarzında bir beklentiye sokmuştu. HDP’nin Millet İttifakı’nın lehine aday çıkarmadığı bölgelerin kazanılması, HDP’yi ve HDP seçmeninin sistemin içerisinde kalmasının önünü açtı. İstanbul ve birçok büyükşehir belediyesinin iktidar tarafından kazanılması yalnızca o gün kazanılan belediyeler anlamına gelmeyecek bugünkü aritmetiğin iktidar açısından daha avantajlı olmasını sağlayacaktı. Ama HDP’nin asıl kazancının başka bir nokta olduğunu düşünüyorum. HDP’nin Millet İttifakını desteklemiş olması genel seçimlerde HDP’ye oy vermeyen ancak sert eleştiriler de yöneltmeyen kitlenin HDP’ye karşı pozisyonunu korumasını sağladı. HDP’nin bu kitleyle bağının kopmamış olması bugün hala daha Karadeniz ve Orta Anadolu gibi Kürt yurttaşların Türkiye geneline göre çok daha az yaşadığı bölgelerde konuşulabiliyor hatta destekçi bulabiliyor olmasının önünü açıyor. HDP, bu özelliğiyle öncül partilerinden ayrışıyor. Yoksa BDP’den, HADEP’ten, DTP’den ne farkı kalır ki? Bence HDP’nin 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’na destek vermesi ve seçimi kazandırması HDP’yi Kürtler dışındaki kesimlerle iletişimini ve sempatisini korumasına katkı sunan gelişme oldu. O nedenle birçok belediyesini tekrar kazanamamış olsa da 2019 yerel seçimlerinin kazançlı partilerinden biride HDP olmuştur. MİLLET İTTİFAKI HDP’YE DESTEK VEREBİLİR MİYDİ? Bu yazıda öne çıkarmak istediğim nokta 2019 yerel seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde HDP’nin küçük farkla kaybettiği dört belediyeyi irdelemek ve neden kaybettiğini, Millet ittifakının desteğini neden alamadığına dair birkaç analiz yapmak. HDP, 2019 yerel seçimlerinde dört belediyeyi %1 civarındaki oy farklarıyla kaybetti
- Muş-Malazgirt
- Bitlis-Tatvan
- Şanlıurfa-Viranşehir
- Batman-Gercüş
- Malazgirt’te AK Parti HDP’den sadece %0,1 oranında fazla oy alıyor ve seçimi kazanıyor.
- CHP adayı ise %20 oy alıyor ve seçilemiyor. Muhalefetin Malazgirt’te birleşememesi AK Parti’ye bir belediye kazandırıyor.
- Tatvan’da AK Parti seçimi HDP’nin %0,9 önünde tamamlıyor ve belediyeyi kazanıyor. Millet ittifakı ortaklarından CHP ve İyi Parti ise ilçede %2,5 oranında oy elde ediyorlar. Millet ittifakı üyelerinden birinin dahi HDP’yi desteklemesi Tatvan’da seçimin kaderini değiştirebilirdi.
- Viranşehir’de AK Parti, HDP’nin %0,9 puan önünde seçimi kazanıyor. Burada Millet ittifakının %2,2 oy oranı bulunuyor. Millet ittifakının HDP’yi desteklemesi durumunda AK Parti’nin belediyeyi kaybetmesi gündeme gelebilirdi.
- Gercüş’te Millet İttifakının %1,8 oy oranı bulunuyor ve HDP seçimi %1,3 oy farkıyla kaybediyor. Diğer ilçelerde olduğu gibi Gercüş’te de muhalefetin birleşmesi AK Parti’nin seçimi kaybetmesinin yolunu açabilirdi.
- Millet İttifakı’nın desteğini HDP mi alamadı, Millet İttifakı mı HDP’yi desteklemedi?
- Millet İttifakı belirttiğim bölgelerde aday çıkarmasa İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı kazanabilir miydi?
- İlk soruya kesinlikle HDP’nin Millet İttifakı’nın desteğini alamadığı seçeneğiyle cevap vermek gerektiği kanaatindeyim. Hem Cumhur ittifakının HDP’ye karşı ötekileştirme söylemleri hem de HDP’li bazı yöneticilerin söylem ve eylemleri Millet İttifakı’nın HDP’ye yönelik adım atmasının önündeki en büyük barikat olarak duruyor. Hiç unutmam 2018 genel seçimlerinden önce Fox TV’de Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya’nın hazırladığı ‘’Liderler Fox’ta’’ programına seçimlerin hemen öncesinde katılan Pervin Buldan’ın yayın boyunca defalarca ‘’Sayın Öcalan’’ şeklinde hitap etmesi 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’nın HDP’ye doğru bir adım atamamasının temellerinden biridir. Pervin Buldan’ın açıklamaları sadece bir örnek. Oysa süreç içerisinde daha dikkat çekici söylemler de olmadı değil. Düşüncem HDP’nin Millet ittifakından destek alacak kadar Türkiyelileşemediğidir.
- İkinci soru içinse kesinlikle kazanılmazdı diyeceğim. Cumhur İttifakı bileşenlerinin 2017 referandumu itibariyle HDP ve HDP’ye sıcak bakan ya da nötr insanlara karşı geliştirdiği sert dil milli hassasiyetleri yoğun olan yurttaşların HDP’ye dokunan partilerden uzaklaşmasına, tepki koymasına neden olması muhtemeldi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi AK Parti’nin yerel ve genel seçimde tek rakibi olarak HDP’nin öne çıktığı bölgede Millet İttifakı bileşenlerinin aday çıkarmaması batı şehirlerinde Millet ittifakının ayağına dolanan bir argüman olacaktı.