MEHMET BARAN KILIÇ

@MehmetBaranKl

[email protected]

Fransa'da haziran başında düzenlenen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağcı parti Ulusal Birlik'in birinci çıkması üzerine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron meclisi feshetmiş ve erken genel seçim kararı almıştı.

İki turlu düzenlenen genel seçimin ilk turu 30 Haziran'da düzenlenmişti. İkinci tursa yarın.

İlk tur öncesindeki son durumu PolitikYol okurları için derlemişti.

İlk tur ne oldu?

İlk turun sonuçları şöyle:

  • Aşırı sağcı Ulusal Birlik: Yüzde 33,21
  • Sol ittifak: Yüzde 28,21
  • Macron'un partisi, merkez sağcı Rönesans'ın liderliği ettiği ittifak: Yüzde 21,28
  • Merkez sağcı Cumhuriyetçiler: Yüzde 10,17

Geriye kalan oyları da irili ufaklı partiler kendi arasında paylaştı.

Tabii seçim sisteminden dolayı toplam oy oranı tek başına bir şey ifade etmiyor.

Mecliste 577 koltuk bulunuyor ve her koltuk için bir seçim bölgesi var. Her parti, bir bölgeden sadece bir kişiyi aday gösterebiliyor ve her bölgeden sadece bir kişi seçilebiliyor.

Bir adayın, seçilebilmek için de salt çoğunluğu sağlaması gerekiyor yani oyların en az yüzde 50+1'ini alması gerekiyor. Eğer hiç kimse salt çoğunluğu sağlayamazsa seçim ikinci tura kalıyor. İkinci turda da en çok oyu alan iki aday ve yüzde 12,5 üzerinde oy almış diğer adaylar yarışıyor. İkinci turda herhangi bir şarta bakılmaksızın en çok oyu alan seçiliyor.

Diğer bir deyişle, sadece toplam oy oranına bakarak "Hangi parti kaç vekil kazanacak" sorusunu cevaplamak zor.

501 bölge ikinci tura kaldı

İlk turda sadece 76 vekil doğrudan seçildi. Bu vekillerden 38'i Ulusal Birlik'ten, 32'si sol ittifaktan. Rönesans'sa iki, Cumhuriyetçiler'se bir koltuk kazandı.

Diğer bölgelerin sonucu ikinci turda belli olacak.

İkinci tura 444 Ulusal Birlik Partili, 415 Sol İttifak üyesi, 321 Rönesans başını çektiği ittifakın üyesi ve 88 Cumhuriyetçi kaldı.

Bu bölgelerin 250'sinde Sol İttifak, Rönesans ve Ulusal Birlik birlikte yarışacak. 43 bölgede Sol İttifak, Ulusal Birlik ve Cumhuriyetçiler birlikte yarışacak. Yaklaşık 150 bölge ikili mücadelere sahne olacak.

Aşırı sağa karşı gayriresmi ittifak

Aşırı sağın ilk turdaki zaferinden sonra, tüm söylemler 'aşırı sağa karşı birleşelim' üzerine kuruldu. Vaatler arka planda kaldı.

Sol ittifaksa bu konuyla ilgili somut bir öneride bulundu.

Sol ittifak çağrısında kabaca şunları dedi: "Üç adayın yarıştığı bölgelerde sol ittifak üyesi olan aday oy oranı olarak üçüncü sıradaysa, biz bu adayı çekeceğiz ve diğer adayı destekleyeceğiz. Aynı şeyi diğer partilerden de bekliyoruz."

Sol ittifakın çağrısı üzerine Rönesans ve Cumhuriyetçiler de adaylarını çekti. Diğer bir deyişle, ideolojisi zıt olan iki taraf, ikinci turda birbirini destekleyecek.

Toplam 216 aday, ikinci tura kalmasına rağmen yarıştan çekildi.

Bu adayların 131'i Sol İttifak üyesi, 83'ü Rönesans'ın liderlik ettiği ittifakın üyesi ve ikisi Cumhuriyetçilerden.

Anketlere Ulusal Birlik önde

Partilerin gayrıresmi ittifakından önce anketler, Ulusal Birlik'in 250-300 arasında vekil kazanacağını öngörüyordu.

ABD'de Cumhuriyetçilerin kongresinin yakınlarında polis, bir kişiyi vurarak öldürdü ABD'de Cumhuriyetçilerin kongresinin yakınlarında polis, bir kişiyi vurarak öldürdü

Partilerin adaylarını çekmesinden sonra yayınlanan bir ankete göre, Ulusal Birlik'in kazanacağı koltuk sayısı düşüşe geçti.

Harris Interactive'in anketine göre Ulusal Birlik 190-220, Sol İttifak 159-183, Rönesans ve ittifakı 110-135, Cumhuriyetçiler 30-50 ve diğer partiler 17-31 koltuk kazanıyor.

Ancak siyasette her zaman 2+2'nin dört etmediğini akılda tutmak gerekiyor.

Partiler birbirini desteklese bile bu, seçmen nazarında ne kadar karşılık bulacak şüpheli. The Guardian'ın Ipsos araştırmasından aktardığına göre sol ittifaka oy verenlerin yüzde 87'si Ulusal Birlik'in kazanmaması için başka bir partiye oy verme eğiliminde ancak bu oran Rönesans seçmeninde yüzde 62'ye düşüyor.

Ayrıca, seçim sistemi 'en çok oyu alan her şeyi alır' üzerine kurulduğu için sistemden dolayı da başka sürprizler ortaya çıkabilir.

Seçimden sonra ne olur?

Meclisin en önemli yetkisi başbakan ve bakanları düşürmek.

Başbakan ve bakanları atama yetkisi cumhurbaşkanında.

Ancak, meclis salt çoğunlukla cumhurbaşkanının atadığı başbakan ve bakanları düşürebilir. Bu durumda cumhurbaşkanı yeni başbakan ve bakan atamak zorunda kalacak ama meclis onları da düşürebilir.

Böyle bir döngüye girilmemesi için cumhurbaşkanı, meclisin düşürmeyeceği kişileri atamak zorunda. 

Eğer Ulusal Birlik tek başına çoğunluğu sağlarsa yani en az 289 koltuk kazanırsa, başbakan ve bakanları istediği gibi düşürebilir. Bunun önüne geçilmesi için de Macron'un Ulusal Birlik üyesi bir kişiyi başbakan ataması gerekiyor.

Bu da kohabitasyon oluyor yani cumhurbaşkanı ve başbakan farklı partilerin üyesi.

Bu durumda cumhurbaşkanı dışişlerle, başbakan içişlerle ilgileniyor ve cumhurbaşkanın içişlerindeki nüfuzu kırılıyor. Diğer bir deyişle, Ulusal Birlik çoğunluğu sağlarsa iktidarın önemli bir kısmını ele geçirmiş oluyor.

Ulusal Birlik'in tek başına çoğunluğu sağlaması şart değil

Ulusal Birlik tek başına çoğunluğu sağlayamasa da iktidarı ele geçirmesi mümkün. Ana partiler haricinde yarışan ufak tefek partileri içerisinde sağ ve aşırı sağ partiler de bulunuyor. Ayrıca her ne kadar Cumhuriyetçiler merkez sağcı olsa da bazı üyeleri aşırı sağı destekliyor.

Örneğin ilk turdan önce, Cumhuriyetçilerin genel başkanı aşırı sağı destekleyeceğini açıklamış ancak sonrasında partiden ihraç edilmişti.

Ulusal Birlik, çoğunluğu sağlayamadığı durumda bu partilerden destek isteyebilir ancak burada da hangi partinin ne kadar vekil çıkaracağı önemli.

Ulusal Birlik çoğunluğu sağlayamazsa ne olur?

Ulusal Birlik'in çoğunluğu sağlayamadığı durumdaysa Macron, kendi partisinden birisini başbakan atayabilir.

2022 genel seçimlerinde Macron'un partisi birinci çıksa da çoğunluğu sağlayamamıştı ancak muhalefet de hükümeti düşürmemişti çünkü hükümeti düşürmek için aşırı sağın desteğine ihtiyaç vardı.

Şu an olduğu gibi o dönem de aşırı sağı desteklemek veya aşırı sağın desteği almak kamuoyunun geneli tarafından sıcak bakılan bir şey değildi. Bu seçimde de hükümetin düşürülmesi için Ulusal Birlik'e ihtiyaç duyulacak.

Diğer bir senaryodaysa Macron, çok sıcak bakmasa da sol ittifakla 'kısmi birliktelik' sağlayabilir, bazı bakanlıkları sola verebilir veya solun onaylayacağı isimleri atayabilir.

Bu, şu an gündem olmasa da seçim sonuçlarına göre tartışılabilir.

Editör: Mehmet Baran Kılıç